Muhammed Hidâyet Musaddık (
İktidardan uzaklaştırılmadan önce yönetimi, sosyal güvenlik, toprak reformları ve toprak kiralamasına vergi getirilmesi dâhil olmak üzere bir dizi sosyal ve siyasi önlemler aldı. Başbakanlık dönemi, 1913'ten beri İngilizler tarafından Pers topraklarında Anglo-Persian Oil Company (APOC/AIOC), daha sonra British Petroleum (BP) olarak bilinen şirket aracılığıyla kurulan İran petrol endüstrisinin kamulaştırılmasının ardından, Abadan Krizi olarak bilinen İngiliz hükûmeti ile yaşanan çatışmayla damgalandı.
Musaddık, farklı siyasi fraksiyonları bir araya getirerek Millî Cephe koalisyonunu kurdu. Temel hedef, İngiliz devletinin çoğunluk hissesine sahip olduğu Anglo-Iranian Oil Company (AIOC - daha sonraki adıyla BP) tarafından işletilen İran petrol endüstrisini millileştirmekti.
Musaddık yönetimi, başbakanlığı döneminde sosyal güvenlik, toprak reformu ve köylü haklarının korunması gibi geniş kapsamlı seküler ve demokratik reformları hayata geçirmiştir.
Darbe ile olan ABD ilgisi 2000 yılında ABD eski dışişleri bakanlarından Madeleine Albright tarafından kabul edilmiştir, daha sonra ise ABD başkanı Barack Obama, 4 Haziran 2009'da Mısır'da yaptığı konuşmada bu ilgiyi resmen doğrulamıştır. Son olarak 2013 yılında Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü CIA darbedeki sorumluluğunu resmen kabul etmiştir.
Hayatı
Muhammed Musaddık, 1882 yılında Tahran'da seçkin bir aristokrat ailede doğdu. Babası Mirza Hidayetullah Âştiyânî, Kaçar Hanedanı döneminde Horasan bölgesinin maliye bakanlığı yapmış bir devlet görevlisi; annesi Prenses Mülktâc Hanım (Necmü's-Saltane) ise Kaçar şahı Feth Ali Şah'ın torunu ve ünlü devlet adamı Abdülhüseyin Mirza Fermanferma'nın kız kardeşiydi. 1892 yılında babasını kaybeden Musaddık'a, Kaçar şahı Nasreddin Şah tarafından "Musaddıkü's-Saltane" unvanı verildi.
Musaddık, İranlı bir devlet görevlisinin oğluydu. İsviçre'de Lozan Üniversitesi'nde hukuk doktorasını tamamladı. 1914'te İran'a döndükten sonra Fars iline vali olarak atandı. Rıza Han'ın (sonradan Rıza Şah Pehlevi) 1921'de düzenlediği darbeyle yönetimde güçlü bir konuma gelmesinden sonra, önce maliye bakanlığı, ardından da kısa süreyle dışişleri bakanlığı görevinde bulundu. 1923'te Ulusal Danışma Meclisine seçildi. Rıza Han'ın 1925'te kendisini şah ilan etmesine karşı çıkması bütün görevlerinden uzaklaştırılmasına neden oldu.
Rıza Şah'ın 1941'de oğlu Muhammed Rıza Pehlevi lehine tahttan çekilmek zorunda kalmasının ardından, siyasi yaşama dönerek yeniden meclise seçildi (1944). Sovyetler Birliği'ne İran'ın kuzeyinde petrol çıkarma ve arama hakkı tanınmasına karşı başarılı bir muhalefet hareketi yürüttü. Ardından İngilizlere ait Anglo-Iranian Oil Company Ltd.'nin İran'daki tesislerinin millileştirilmesi çağrısında bulunarak, milliyetçi çevrelerde büyük saygınlık kazandı. Musaddık'ın hazırladığı İran petrollerinin millileştirilmesini öngören yasa tasarısı 1951'de meclisten geçti ve şah, meclisin bu kararıyla daha da güçlenen Musaddık'ı başbakanlığa getirmek zorunda kaldı.
Millileştirme kararı İran'da giderek derinleşen bir siyasi ve ekonomik bunalıma yol açtı. Musaddık ve önderlik ettiği Ulusal Cephe Partisi, halk arasında güçlenmeye devam ettiyse de, yönetimde güçlü bir konumu olan elitlerin ve Batılı güçlerin Musaddık yönetimine tepkileri yoğunlaştı. İngilizler çok geçmeden İran petrol pazarından çekildiler. Musaddık'ın İran petrolü için yeni pazarlar bulmada karşılaştığı güçlükler ekonomik sorunları derinleştirdi.
Musaddık'la ciddi bir iktidar mücadelesi içine giren şah, Ağustos 1953'te başbakanı görevden alma girişiminde bulundu. Ama Musaddık yanlılarının başlattığı kitlesel sokak gösterileri karşısında İran'dan kaçmak zorunda kaldı. Musaddık'ın muhalifleri olaydan birkaç gün sonra ABD'nin de desteğinin alındığı iddia edilen bir darbe düzenleyerek Musaddık'ı yönetimden uzaklaştırdılar ve şahın ülkeye dönmesini sağladılar. Vatana ihanet suçundan üç yıl hapse mahkûm edilen Musaddık, hayatının geri kalan bölümünü ev hapsinde geçirdi. İran'daki petrol tesisleri ise İran hükûmetinin denetiminde kaldı. 1967'de evinde göz hapsinde iken öldü.
Petrolün millileştirilmesi ve başbakanlık dönemi
Darbenin ardından vatana ihanetle yargılanarak üç yıl hücre hapsine mahkûm edilmiş, ardından ölene kadar ev hapsinde tutulmuştur. 1951 yılında Time dergisi tarafından Yılın Kişisi seçilmiştir.
Darbenin ardından Muhammed Rızâ Pehlevî yeniden iktidara geldi ve İngilizlerle 1954 Konsorsiyum Anlaşması'nı imzaladı. Bu anlaşma, 1979 yılına kadar İran petrol üretiminin mülkiyetini İran ve batılı şirketler arasında paylaştırdı. Musaddık daha sonra vatana ihanetle suçlandı, üç yıl hapis yattı, ardından ölümüne kadar ev hapsinde tutuldu ve siyasi bir kargaşayı önlemek için kendi evinde gömüldü. 2013 yılında ABD hükûmeti, protestoculara ödeme yapmak ve yetkililere rüşvet vermek de dâhil olmak üzere, dış politika girişimlerinin bir parçası olarak darbedeki rolünü resmen kabul etti.
