Margiyana (Yunanca: Μαργιανή, romanize: Margianē; Eski Farsça: Marguš; Orta Farsça: Marv), merkezi Merv vahasında bulunan tarihî bir bölgedir. Ahameniş İmparatorluğu döneminde Baktriya satraplığının küçük bir satraplığı, daha sonraki Seleukos, Part ve Sasani imparatorlukları dönemlerinde ise bir eyalet olarak varlığını sürdürmüştür.
Bölge, kaynağını Afganistan dağlarından alan, günümüzde Afganistan'daki Murgab ilçesinden geçerek Türkmenistan'daki Merv vahasına ulaşan Murgab Nehri vadisinde yer alıyordu. Margiyana'nın güneybatısında Partya, güneyinde Aria, doğusunda Baktriya ve kuzeyinde Soğdya bulunuyordu.
Tarihi
Antik Çağ
Tarihçiler arasında, Margiyana'nın Ahameniş fethinden önceki tarihine ilişkin görüş birliği bulunmamaktadır. Margiyana'nın, Baktriya-Margiyana Arkeolojik Kompleksi'nin bir parçası olduğu kabul edilmektedir. Bazı tarihçiler, vahayı çevreleyen bölgede bir krallığın kurulduğunu ve kentsel bir toplumun gelişmeye başladığını ileri sürmüştür. Ayrıca Margiyana'nın, Aria, Soğdya, Partya ve Margiyana'yı denetleyen, merkezi Harezm olan büyük bir İran devletine bağlı olduğu da öne sürülmüştür. Buna karşılık bazı araştırmacılar, MÖ 7. yüzyılda gelişmiş sulama sistemlerinin kullanılmaya başlandığını kabul etmekle birlikte, böyle bir devletin varlığını olası görmemektedir.
Ahameniş İmparatorluğu
Margiyana, MÖ 545 ile 539 yılları arasında Pers kralı II. Kiros tarafından fethedildi ve Baktriya satraplığının bir parçası olarak kaldı. Kiros ayrıca Merv kentini de kurdu. I. Darius'un, Mag rahibi Bardiya'yı MÖ 522 yılının Eylül ayında yenilgiye uğratmasının ardından imparatorluğun çeşitli bölgelerinde isyanlar patlak verdi. Margiyana'da Frâda (Phraates) adlı bir kişinin önderliğinde patlakk veren isyan, MÖ 521 yılının Aralık ayında Baktriya satrabı Dadarsi tarafından hemen bastırıldı. Behistun Yazıtı'nın Aramice versiyonunda, isyanın ardından 55.423 Margiyanalının öldürüldüğü ve 6.972 kişinin esir alındığı belirtilmektedir. Margiyana, I. Darius'un hükümdarlığından sonra bir tarihte Baktriya satraplığından ayrılarak Aria satraplığına bağlandı.
MÖ 331'de, İskender'in III. Darius'u mağlup ettiği Gaugamela Muharebesi'nin ardından III. Darius Baktriya'ya çekilmeye başladı. Ancak Baktriya satrabı Bessus onu tahttan indirerek yönetimi ele geçirdi. Bunun üzerine Bessus, doğuya doğru Aria ve Margiyana üzerinden geri çekilmeyi sürdürdü. İskender'in İpek Yolu üzerinden saldırmasını bekleyen Bessus, onun Gedrosya ve Arahosia üzerinden ilerleyerek MÖ 329'da Hindukuş Dağları'nı aşması ve Baktriya'yı istila etmesi karşısında hazırlıksız yakalandı. Bunun üzerine Soğdya'ya kaçan Bessus, burada da kendi adamları Spitamenes ile Datames tarafından ihanete uğrayarak İskender'e teslim edildi.
MÖ 329 yılının Temmuz ayında İskender, Soğdya'nın kuzey sınırında Aleksandreia Eskhate kentini kurarken, Spitamenes ayaklanarak Soğdya'nın başkenti Marakanda'yı kuşattı. İskitlerin Soğdya'ya düzenlediği akın, İskender'in kuşatmaya bizzat müdahale etmesini engelledi. Ancak İskender, Yaksartes Muharebesi'nde İskitleri yenilgiye uğrattıktan sonra Marakanda'nın yardımına koşmak üzere güneye ilerledi. Bunun üzerine Spitamenes de güneye çekilerek MÖ 329 yılının kışında Belh'e saldırdı.Ertesi yılın ilkbaharında İskender, generali Krateros'u Margiyana'yı tahkim etmekle görevlendirdi. Krateros, Merv'de bir garnizon kurdu ve kenti yeniden inşa ederek Aleksandreia Margiyana adıyla yeniden kurdu. MÖ 328 yılının Aralık ayında ise İskender'in generallerinden Koenos, Gabai Muharebesi'nde Spitamenes'i yenilgiye uğrattı. Ertesi yıl Soğdya ile Baktriya birleştirilerek Filip'in yönetimi altında tek bir satraplık hâline getirildi.
Helenistik Dönem
Büyük İskender'in MÖ 323'te ölümünün ardından imparatorluk, Babil Bölünmesi'nde generalleri arasında paylaştırıldı. Bazı tarihçilere göre Filip, Baktriya satrabı olarak görevini sürdürdü; ancak yalnızca Soğdya'nın satrabı olduğu da ileri sürülmüştür. Generaller arasındaki anlaşmazlıklar üzerine yeniden bir toplantı düzenlendi. MÖ 321'deki Triparadisos Bölünmesi'nde Filip'in yerine Baktriya ve Soğdya satrabı olarak Stasanor getirildi. Diadohi Savaşları sırasında tarafsız kalan Stasanor'un yönetimindeki Margiyana, MÖ 311-309 yıllarındaki Babil Savaşı'nın ardından I. Seleukos'un hâkimiyetine girdi. Yaklaşık MÖ 280 yılında göçebe Parni kabileleri Margiyana'yı yağmalayarak birçok kenti tahrip etti. Bunun üzerine Seleukos, generali Demodamas'ı göçebeleri püskürtmekle görevlendirdi. Seleukos'un halefi I. Antiohos döneminde Aleksandreia Margiyana, 300 kilometreyi aşan bir surla çevrildi. Kent yeniden inşa edildi ve Margiyana'nın ayrı bir satraplığının başkenti olarak Antioheia Margiyana adıyla yeniden kuruldu. Bu düzenleme, Mezopotamya'daki başkentten Uzak Doğu'ya uzanan haberleşme ve ticaret yollarını güvence altına almayı amaçlıyordu. Yaklaşık MÖ 239/238 yılında Margiyana, Baktriya satrabı Diodotos tarafından Parni istilasına karşı başarıyla savunuldu. Parni istilası, II. Seleukos'un doğudaki tehditlere etkili biçimde karşı koyamadığını ortaya koydu. Bunun üzerine, yaklaşık MÖ 245 yılından itibaren bağımsızlığını savunan Diodotos, kendisini kral ilan etti ve böylece günümüzde Grek-Baktriya Krallığı olarak bilinen devleti kurdu.
Margiyana, yaklaşık MÖ 170 yılında Part kralı I. Mithridatis tarafından fethedildi. MÖ 175 yılında Yüeçilerin uğradığı yenilgi, birçok Yüeçinin batıya göç etmesine yol açtı. Bunun sonucunda Sakaların ve Yüeçilerin, Soğdya ve Baktriya'ya doğru kitlesel göçü başladı. Yaklaşık MÖ 140 yılında Sakalar, Margiyana üzerinden Part topraklarını istila ederek Orta İran'daki Medya'ya kadar ilerledi ve MÖ 124 yılına kadar Partlara saldırılarını sürdürdü. Bu süreçte, art arda hüküm süren iki Part kralını yenilgiye uğratarak öldürdüler. Oksus Nehri boyunca Soğdya'ya yerleşen Yüeçiler, II. Mithridatis'in doğu üzerindeki hâkimiyeti yeniden tesis ettiği MÖ 115 yılına kadar Margiyana'yı denetimleri altında tuttu. Bunun ardından güneye, Baktriya'ya çekilmek zorunda kaldılar. MÖ 53 yılında, Yukarı Mezopotamya'daki Carrhae Muharebesi'nin ardından Partlar tarafından esir alınan 10.000 Romalı tutsak, Antioheia Margiyana'ya iskân edildi. Yüeçiler daha sonra Paropamisadae'deki geriye kalan Yunan topraklarını fethederek Kuşan İmparatorluğu'nu kurdu.
Helenistik sonrası dönem
MS 3. yüzyılın başlarında Margiyana, Part İmparatorluğu'na bağlı bir vasal devlet hâline getirildi; ancak fiilen bağımsız devlet olarak varlığını sürdürdü. MS 224 yılında I. Erdeşîr'in, Hormizdegan Muharebesi'nde son Part kralı IV. Erdevân'ı yenilgiye uğratmasının ardından Margiyana, I. Erdeşîr'e bağlılığını bildirerek hâkimiyetini kabul etti. Vasal krallığın kendi adına sikke basmasına, yaklaşık MS 260 yılında I. Şâpûr tarafından resmen ilhak edilinceye kadar izin verildi. Şâpûr, Hind, Sagistan ve Turan eyaletini oğlu Narseh'in yönetimine bırakırken Margiyana'yı da bu eyalete bağladı.
5. yüzyılda, Sasani kralı V. Behrâm döneminde Margiyana ile kuzeyindeki bölgeler, Ak Hunlar (Eftalitler) tarafından istila edilerek yağmalandı.
MS 642 yılında, Nihâvend Muharebesi'nde Raşidun Halifeliği karşısında uğradığı ağır yenilginin ardından, son Sasani hükümdarı III. Yezdicerd de III. Darius gibi doğuya kaçtı ve MS 651 yılında Margiyana'ya ulaştı. Merv'in marzbanı Mahoe Suri tarafından iyi karşılanmasına rağmen, Yezdicerd kente gelir gelmez saray mensubu Ferruhzâd'ı marzbanlığa atadı ve Mahoe'den yönetimi tamamen ona devretmesini istediyse de Mahoe bu talebi reddetti. Bunun üzerine Ferruhzâd, krala Taberistan'a çekilmesini tavsiye etti; ancak Yezdicerd bu öneriyi dikkate almadı. Ferruhzâd bunun ardından Taberistan'a gitti ve ilerleyen yıllarda burada kral oldu. Müslüman ordusunun yaklaşması üzerine Mahoe, Eftalit hükümdarı Nezak Tarkan ile birlikte Yezdicerd'i devirmek için bir komplo kurdu. Komployu öğrenen Yezdicerd, Margiyana'nın güneyindeki Marwir-Rawd'a çekildi. Mahoe ise Raşidun komutanı Ahnef bin Kays'a haraç ödemeyi kabul etti. Ahnef bu sırada Margiyana'da İslam hâkimiyetini pekiştiriyordu ve takviye kuvvetlerin gelmesini bekliyordu.
Ahnef, Merv-i Rud'u ele geçirince Yezdicerd kalan taraftarlarıyla birlikte Belh'e kaçtı. Halife Ömer, Ahnef'e Merv'de kalmasını ve Yezdicerd'i takip etmemesini emretti. Ancak Ahnef, Yezdicerd'in Margiyana'nın ötesindeki Eftalitlerle ittifak kurduğunu ve Merv'e doğru ilerlediğini öğrenince ordusunu toplayarak Oksus Nehri Muharebesi'nde onu yenilgiye uğrattı. Bu yenilginin ardından Sasani hükümdarı bir değirmene sığındı ve burada Margiyanalı bir değirmenci tarafından öldürüldü. Böylelikle, Sasani İmparatorluğu sona erdi.
Din
Margiyana'nın İpek Yolu üzerindeki konumu, İslam fetihlerinden önce bölgede dinî çeşitliliğin gelişmesine katkıda bulundu. Nüfusun büyük çoğunluğu Zerdüştlüğü benimsemiş olmakla birlikte, Margiyana'da Budist, Hristiyan, Maniheist ve Yahudi toplulukları da varlık göstermiş ve gelişmiştir. Margiyana'da Budist manastırlarının bulunduğu bilinmektedir ve Merv, Budist öğretisinin başlıca merkezlerinden biri hâline geldi. Maniheist bir topluluğun ise MS 3. yüzyılın ortalarından itibaren Margiyana'da varlık gösterdiği bilinmektedir.
Bîrûnî'ye göre Hristiyanlık, İsa'nın doğumundan sonraki 200 yıl içinde Margiyana'ya ulaşmıştır. MS 3. yüzyılda bölgede en az bir Hristiyan manastırının kurulduğu bilinmektedir. Merv merkezli bir piskoposluğa ilişkin ilk kayıt ise 334 yılına tarihlenmektedir. Merv merkezli Nasturi piskoposluğu, bilinen ilk kayıtlarına göre MS 424 yılında mevcut olup 554 yılında metropolitlik statüsüne yükseltilmiştir. Merv'in kayıtlarda adı geçen ilk piskoposu olan Bar Shaba'nın, "sürgünün oğlu" anlamına gelen sıra dışı adı, Margiyana'daki Hristiyan topluluğunun Roma topraklarından sürgün edilmiş olabileceğine işaret etmektedir. Margiyana'nın güneyindeki Merv-i Rud'da da MS 554 yılında bir piskoposluk mevcuttu.
